UNIVERSUS

AGORA: Devrim Fikri Üzerine

Etkinlik Raporu

 

Dr. Ali Yalçın Göymen

 

Tarih: 22 Mart 2018

Agora’da bizleri devrim fikri üzerine yeniden düşünmeye çağıran Ali Yalçın Göymen vardı.  Etkinlik kapsamında güncel siyasetin kriz halinden çıkış yollarının mümkün olup olmadığı üzerine tartışmalar yürütüldü.

Ali Yalçın Göymen’in Şubat 2018 tarihinde Habitus Kitap tarafından yayımlanan ‘Devrim Fikri Üzerine’ adlı kitabının içeriği üzerine bir sunum gerçekleştirildi.

Yabancılaşma kavramının analizi ve devrimci öznenin yabancılaşmış insanın mevcut koşullar içerisinde bri reddedişi ile kurulacak olduğu ve bu reddedişin efsunlu bir an olmadığının altı çizildi.

Bu bağlamda Marx’ın kavramlarına geri dönerek yeniden düşünüşün yaratacağı imkanlar sorgulandı.

Çalışmanın temel argümanı olarak devrimci öznenin kuruluşunun zorunluluk olduğu fakat mevcut krizlerin bir sonucu olarak kendiliğinden çıkmayacağı belirtildi.

Temsiliyet ve demokrasi, ekolojik kriz ve cinsiyet eşitsizliğinin bütüncül anlamda yeni devrimci öznenin aşmak zorunda olduğu temel meseleler olduğu vurgulandı.

Etkinlik kapsamında müşterekler literatürü irdelendi ve müşterekler siyaseti üzerine düşünmeye davet edildi.

Prof. Dr Fatmagül Berktay’ı "Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın” isimli eseri odağında ağırladık. Disiplinler arası bir yaklaşımla kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılmasının ataerkil sistemin ayırt edici bir özelliği olduğu üzerinde dururken benzer koşullarda ortaya çıkan bu üç tektanrılı dinin de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışının geçen zamana rağmen pek bir değişiklik göstermediğinin farkına vardık.

 

Pedro Almodovar’ın yönetmenliğini yaptığı Annem Hakkında Her Şey, oğlunun ölümünden sonra kendini bir zamanlar terk ettiği yere dönmek zorunda hisseden bir kadının hikayesiyle başlarken bir yandan da bizi bir çok farklı kadınla tanıştırır. Kadın filmlerinin yönetmeni olarak tanınan Almodovar çözümü yine kız kardeşliğin gücünde bulacaktır.

Film sonrası oluşturulan tartışmada karakterler ve onların hikayeleri çözümlenirken bir yandan da toplumsal cinsiyet rolleri sorgulanmıştır.

Sineversus’da bu hafta Polonyalı ünlü sinemacı  Krzysztof Kieslowski’in 1988 yılı yapımı Cannes film festivali jüri özel ödüllü filmi Öldürme Üzerine Bir Film’in gösterimi yapıldı. Gösterim sonrası yapılan tartışmada Kieslowski’nin gerçeklik algısına ve sinema tasvirine değinildi. Filmde yapılan hukuk eleştirisi, Kieslowski’nin gerçeklik algısı etrafında şekillenirken; kötülüğün, ölümün heryerde olduğunu ve bunu caydırma, ceza girişimleri gibi, engellemelerin mümkün olmayacağını görmekteyiz. Diğer bir değişle, insanların, gerçekliğin hakikatini perdeleme  çabasının boşa olduğunu Kieslowski bu filmde de izleyicinin suratına vuruyor.

Universusta ilki düzenlenen Plak sohbetlerinde Barış Manço konu edinildi. Bu sene altmışıncı sanat yılının dolduran Manço’nun hayat hikayesi ve Türk pop müziği içerisinde konumlandığı eşsiz yerden bahsedilirken Manço’nun şarkıları bizlere eşlik etti.