İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Akademide Güvencesizlik: Koç Üniversitesi Asistanları Lojmanlardan Zorla Çıkartılıyor

Koç Üniversitesi’nde bir süredir yaşanan lojman tartışmalarını Koç Üniversitesi’ndeki lisansüstü öğrencileri ve asistanlarıyla konuştuk.

Okul yönetimi tarafından tüm lisansüstü öğrencilerinin apar topar Batı Yurtları Kampüsü’ne yerleştirilmesi hakkında paylaşılan gerekçe nedir?

Üniversite yönetimi geçtiğimiz hafta bizimle yaptığı toplantıda taşınma planının bir sağlık komitesinin onayıyla karara bağlandığını ve bu ekibin danışmanlığında sürecin yürütüldüğünü ilan etti. Fakat koronavirüs salgınının hızla yayılmaya devam ettiği bu kritik donemde, alınan kararın hangi bilimsel gerekçelere dayandırıldığı konusunda bizlere ikna edici herhangi bir açıklama yapılmadı.

Bu sürecin muhattabı öğrenciler karar alma süreçlerine herhangi bir şekilde dahil edildi mi?

Daha önce üniversitenin tarafımıza tahsis etmiş olduğu – sözleşmeyle güvence altına alınmış – evlerimizden çıkartılıp üniversitenin Batı Kampüsü yurduna sevk edileceğimize dair bir süredir duyumlar almaktaydık. Henüz netlik kazanmamış bu durumu teyit etmek ve detayları öğrenmek için üniversitenin ilgili yöneticileri ile irtibata geçtik. Yaklaşık 200’den fazla öğrenci/asistanın ortaklaştığı soruları, yönetime toplu e-posta aracılığıyla ilettik ve en kısa sürede cevap istediğimizi bildirdik. Taşınma işleminin esas muhatabı olan biz öğrenci/asistanlar karar alma sürecine dâhil edilmeyi talep ettik ve sürecin olabildiğince şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini önemle vurguladık.  Bu talebi daha görünür kılmak adına sosyal medya aracılığıyla yaşadığımız durumu kamuoyu ile paylaştık. Okul yönetimi ısrarlı çabalarımıza rağmen, her nedense bizleri yok saymayı uygun gördü.  Görüşme isteğimizi yanıtsız bırakan yönetim, tepeden inme bir kararla taşınma planını duyuracağını ilan etti. 6 ve 7 Ekim 2020 tarihlerinde fakülteler ile düzenlediği görüntülü toplantılarda, evlerin kapatılacağını ve neredeyse 400 öğrenci/asistanın Batı Yurtlarına yerleştirileceğini doğrulamış oldu.

Yapılan planlamaya dair öğrencilerle detaylı bir takvim paylaşıldı mı?

Toplantıda taşınma sürecinin Aralık ayının sonuna kadar tamamlanacağı ve taşınması planlanan öğrencilere kararın en az 10 gün öncesinden bildirileceği ifade edildi. Fakat toplantının üzerinden saatler geçmeden bazı arkadaşlarımıza evlerini 3 gün içerisinde boşaltmaları gerektiğine ilişkin e-postalar atıldı. Geçtiğimiz günlerde de farklı arkadaşlarımıza evlerini bir hafta içinde boşaltmaları gerektiğine dair mailler gelmeye devam etti. Dolayısıyla yapılan planlamaya dair bizimle net bir takvim paylaşılmamasına ek olarak, toplantıda bu konuyla ilgili verilen sözler dahi tutulmadı.

Yurda yerleştirilecek öğrenciler için COVID-19 karşısında alınacak bir tedbir planı paylaşıldı mı?

Yurt yerleşkesinde yemek, banyo ve çamaşır temizliği ihtiyaçları için ortak alanları kullanmak zorunda olduğumuz tarafımıza bildirildi. 400’e yakın kişinin yaşaması beklenen bu binalarda, fiziksel etkileşimin ne kadar yoğun yaşanacağı açıktır. Yönetim, yurt planlamasında alınan önlemlere ilişkin detaylı bir açıklama yapmaktan kaçınmaktadır. Olası bir salgın durumunda ise sadece karantina alanı olarak kullanılacak bir binanın tahsis edileceği ve bu binada doktorların hazır bulunacağı bilgisi paylaşıldı. Karantina binasının kapasitesine, tıbbi müdahale imkânlarına ve görevli olacak sağlık personelinin sayısına dair net bir bilgi sağlanmadı. Ayrıca, bu toplantılarda üniversite yönetiminin yurt düzenine ilişkin çelişkili ifadeler ortaya koyması, yaşadığımız güvensizliği ve kaygıyı artırmaktadır. Bu şartların sağlığımızı an be an tehdit edeceğini ve hatta hayati bir tehlike altında yaşamak zorunda kalacağımızı düşünmekteyiz.

İlginizi çekebilir  Victor Li: Sayıların Biyopolitikası | Çeviri: Utku Özmakas

Bu planlama karşısında muhattap öğrencilerden ne gibi itirazlar ve tepkiler geldi?

Okul yönetimi, yurt yerleşkesine taşınma kararını bizlere sözüm ona bir seçenek olarak sunmaya çalışmakta. Fakat kabul etmediğimiz takdirde, cüzi bir maddi destek sağlayacağını ilan etmiştir. Kampüse yakın olan evlerimizde yaşamaya devam etmek için ödememiz gereken kira ve ek masrafları karşılamak için bu destek katiyen yeterli değildir. Ortada bir seçenek esasen yoktur, taşınma süreci bir dayatmaya dönüşmüştür. Çoğu öğrenci/asistan için yurda taşınmak bir zorunluluk haline gelmiştir.

Bizlerden, gelişigüzel kotarılan bu taşınma planının sağlık sebepleri dolayısıyla kararlaştırıldığına inanmamızı beklemekteler. Yaklaşık iki ay önce Rektörümüz Prof. Dr. Umran İnan 5 Ekim 2020 tarihinde kampüsün açılacağını ilan etmişti. Yüksek Öğretim Kurumu, salgının seyrinin riskli bir seviyeye ulaştığını gözlemleyerek üniversitelere bir öneri manzumesi iletti. Koç Üniversitesi ise bu önerge doğrultusunda 2020-2021 Akademik Yılı Güz Döneminde kampüsü kapalı tutmaya karar verdi. Hal böyle iken, lisans öğrencilerinden yurt konaklaması için elde edilmesi öngörülen kaynak akışı gerçekleşmedi. Dolayısıyla bu durum, taşınma planının ne yazık ki maddi kaybı telafi etmek adına yapılmış kaba bir tasarruf hesabından öteye gitmediğini açık etmektedir.

Sürece dair talepleriniz nelerdir?

Koç Üniversitesi’nin sürdürdüğü bilimsel faaliyetlerin yükünü üstlenen; ulusal ve uluslararası alanda saygıdeğer bir konuma erişmesine büyük katkı sağlayan biz öğrenci/asistanlar bu dayatmayı asla kabul etmiyoruz. Salgın koşullarında can sağlığımızı tehlikeye atacak bu kararın durdurulmasını talep ediyoruz.

Evrensel.net haberi için tıklayın

Birgün.net haberi için tıklayın

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir